Bangkok – Yüzen Pazar

   Bangkok-Yüzen Pazar

Bangkok; Chao Phraya Nehrinden beslenen bir kanallar şehridir. Kanallar, şehir içi ulaşımı sağladığı gibi turizme de büyük katkı sağlamaktadır. Bu kanallar içerisinde kurulan yüzen pazarlarda, hergün yüzlerce tekne; meyve, giysi, hediyelik eşya, yemek, baharat, şeker, kendi el yapımı sanat eserleri gibi çok çeşitli ürünleri satmak için toplanıyor. Ortaya görülmeye değer görüntüler çıkıyor. Bangkok’ta birden çok yüzen pazar var (Amphawa,Talin Chan,Khlong lat mayom,Bang nam pheung); fakat en popüler ve büyük olan Damnoen Sadoak’tır. Bangkok’a yaklaşık 120 km mesafede olan pazara ulaşım 1 buçuk saat kadar sürüyor.

DİKKAT:

Bangkok-Yüzen pazarı görebilmek ve alışveriş yapabilmek için şehirdeki seyahat acenteleriden tur satın almanız gerekiyor. Bu turun kişibaşı fiyatı 1000 baht idi. Taksiciler sizi 400 bahta teknenin kalkacağı yere götürüp getiriyorlar. Turu oradan almanız gerektiğini söylüyorlar. Taksiye binip gittiğinizde size turu 2500 bahta satmaya çalışıyorlar. Bu kadar yolu gelip geri dönmek istemeyeceğiniz için kabul etmek zorunda kalıyorsunuz. Biz malesef bu hataya düştük. Çünkü Tayland’daki ilk günümüzdü. Pazarlık ile; bize dayatılan kişi başı 2500 bahtlık fiyatı 1500 bahta indirdik ve fazladan verdiğimiz 1000 bahta elveda dedikten sonra yola koyulduk.

 

Fil safari hakkında:

Sizi öncelikle fil safariye götürüyorlar.Turu satın alıp almamak tamamen size kalmış. Birer hayvansever olarak file bindik mi? Evet bindik. Bir daha olsa yapar mıyız? Hayır yapmayız. Çünkü hayvanların terbiye edilmeleri  için şiddet içeren davranışları hak etmediklerini düşünüyoruz. Ben fili bir daha nerede göreceğim? İşte tam burada sana tavsiyemiz Elephant Nature Park.  Bu şekilde çok fazla sayıda ve fiyatta turlar var.İstediğinizi seçebilirsiniz.Pazarlığı unutmayın.Kesinlikle bir fil ile daha kaliteli vakit geçirip onun bakımı ile ilgileniyorsunuz ve doğal ortamında korunması için destek sağlamış oluyorsunuz. Bir daha bir fili ne zaman ve nerede yıkayabilirsiniz ve onunla aynı suya girebilirsiniz ki? İşte buda katalogu.

Bangkok’a hayat veren kirli su:

Safari bitiminde tekneye binip, sazlıkların arasından balçık kanalizasyon ve çamur ile kaplı suyu yara yara yüzen pazara dogru yola çıktık. Kanal çevresindeki yapılar görülmeye değerdi. Gecekondular içerisindeki insanlar bize sıradışı gelen; kendi sıkıcı derecesindeki sıradan hayatlarına kaldıkları yerden devam ediyorlardı. Kimisi bulaşık yıkıyordu, kimisi kirli suya kirlenmiş çamaşırlarını daldırıp yıkıyordu. Bangkok’a hayat veren bu kirli suyun içine girip yıkanan çocuk, genç, yaşlı birçok kişiye tanık olduk.

Tekne karaya yanaştığında kendimizi bir şeker dükkanında bulduk. Baharat ve birçok şeker çeşidi satan bir dükkandı. Tayland’da çok karşılaşacağınız bir şeydir bu. Gideceğiniz yere doğru yol alırken birden durup anlaşmalı bir dükkana dalar aracınız. Emrivaki ile bir şeyler satmaya çalışırlar. Emrivaki yapılması hoş olmuyor fakat insanların naifliği ve nezaketi; hoşnutsuz durumu hoş görmenizi sağlayacak düzeyde.

 

Teknelerin dalgalandırdığı suyun içindeki; çubuktan ayakları olan gecekondu ve dükkanların arasından yol alırken bir komodo ejderiyle karşılaşıyoruz. İlgiyle kendisini izlediğimizi görünce en yakındaki duvar çatlağından içeri  kaçıyor.

Ardından bir genç ,sürat motoru ile yanımızdan rahatsız edecek derecede gürültülü ve hızlı bir şekilde geçiyor. Türkiye’de küfür etmenize neden olabilecek bu davranışı yapan kişinin motor pervanesi; 100 metre ileride, suyun içindeki  yosun ve sazlıklara dolanıyor. Bizim teknenin kaptanı, gencin yardımına yetişiyor ve bıçağını çekip pervaneyi temizliyor. Aynı kaptan; pazar gezisi sırasındaki 533 adet fotografı çekmek için objektifimi her doğrulttuğumda; hareket halindeki tekneyi durdurup bana saygısını zaten ispat etmişti. İnsanlara bu derece saygı duyan Taylandlılara biz de saygı duymadan edemiyoruz.

Animizm ve spirit house:

Kanaldaki evlerin bahçelerinde animizm(canlı cansız her nesnede ruhların barındığı ve bu ruhların mutlu edilmediği zaman insanlara zarar vereceği) inanışı gereği ruhları mutlu etmeye yönelik küçük tapınaklar(ruh evleri-spirit house) vardı.Ruh evlerini evinize kurmak istediğinizde bir rahip çağırmanız gerekiyor.İnançları gereği uygun olan bir günde eve gelen rahip; ruh evinin nereye yerleştirileceğine ve ebatlarına karar verir.Büyük evi olan zengin bir ev sahibi ;büyük bir ruh evi yapmak zorundadır.Ruh evini yapıp bırakmak ta olmaz tabii.Sürekli temiz tutulmalı,tütsüler yanmalı,çiçekler konmalı.Çeşitli ikramlarda bulunulup hürmet edilmelidir.Amaç ;civardaki ruhları hoş tutmaktır.

 

Az ileride bir tapınağı gezmek için karaya çıktık.Daha sonrada malesef kapanmak üzere olduğu için kalabalık haline yetişemediğimiz yüzen pazarın tenha halini gördük.Tabi ki tavsiyemiz sabah en geç 8:30 da teknede yerinizi almış olmanız.Öğleden sonraya; tamamen turistik bir etkinlik haline gelmiş bu pazardan geriye görecek pek birşey bulamayabilirsiniz.

1.5 saatlik geri dönüşten sonra Khao San Road’da sokak yemeğimizi (pad thai shrimp)yiyip otelimizde dinlendikten sonra canlı müzik ile sokakta gecemize devam ettik.