Ayutthaya

AYUTTHAYA

Ayutthaya; Bangkok’un 88 km. kuzeyinde yer alan ve bir zamanlar ülkenin en büyük uygarlıklarından birinin beşiği olan yerdir. Siyam’a 400 yıldan fazla başkentlik yapmıştır. Burada düzinelerce antik yapı bulunmaktadır. Bir günde gezmek neredeyse imkansız. Buradaki harabelere turlarla gidebiliyorsunuz. Kaldı ki bu turlarda sizi hepsine götüremiyor. Geçmişten kalan o kadar çok mimari var ki, siz ancak tur şirketinin uygun görüp seçtiği yeterli derecedeki sayılı mimariyi görebiliyorsunuz ve inanın oda yetiyor da artıyor bile. Zaten bir gün içinde ne kadar gezilebilirse o kadar yeri listelerine alıyorlar.

Biz şanslıydık ki en görülesi tapınak ve eski dini yada kültürel mimari eserler bizim satın aldığımız turun içinde mevcuttu.

Ayutthaya Turları:

Turu; Khao San Road’daki arka sokak tur şirketlerinden birinden (Badaka 99) aldık. İki kişi 1000 bahta indirdik ücreti (88 tl). Yolculuk yaklaşık bir buçuk saat sürdü. Tur fiyatının içine öğle yemeği de dahildi. Tur sabah 7:00’da başlayıp akşam 16:30’da son buldu. 5 tane tapınak gezdik. 5 tane dediysek içinde bulundukları toplam arazileriyle beraber yaklaşık bir ilçe kadar ediyor tabi. Gittiğimiz mevsim yaz mevsimiydi. Yani ağustos ayı. Sıcağın etkisiyle ve büyük açılarla düşen güneş ışınları nedeniyle zorladı tabi ama fazlasıyla değdi. Yine olsa yine gideriz. Turla gittiğimiz için giriş ücreti ödemedik ancak aslında bireysel gitsek hepsinin giriş ücretini ayrıca ödememiz ve kapıda sıra beklememiz gerekiyormuş. Gidince görmüş olduk. İyi ki bireysel gitme kararı almamışız dedik. Bu turda su parası hariç ekstra hiç bir ücret ödemedik.

Turu satın aldığımız yerde “Ayutthaya Night Tour” başlıklı turlar da vardı. Fiyata bakınca bizim aldığımız turun yaklaşık iki katı olduğunu gördük. Afişin görsellerinde bizim gördüğümüz tüm mimariler ışıklandırılmıştı. Farkını sorduğumda daha uzun bir tur ve havanın serin olduğu, ışıklandırılmış mimarilerin daha kudretli göründüğü ayrıca gece alanların içinde ışıklı showlar yapılarak etkisinin arttığı ve bu yüzden daha pahalı olduğunu ifade ettiler. Ancak zaman ve para konusunda kısıtlılıklarımız olduğu için gündüz turunu tercih ettik.

Nasıl Gidilmeli:

Daha sonradan öğrendik ki buraya gitmenin en zevkli yolu ise karadan değilde; Chao Praya Nehri üzerinden tekneyle gitmekmiş. “River Sun Cruise” adlı bir şirket klimalı büyük tekneleriyle bu nehir üzerinden her gün Ayutthaya’ya seferler düzenlermiş. Bu tur River City Alışveriş merkezinden kalkıp dönüşte de karşı iskeleye varırmış. Bizim gibi karayoluyla ulaşımı seçerek Ayutthaya’ya gitmeyen ve bu nehri seçenler üstelik bu yol üzerinde pirinç tarlalarını, uzun bir kırsal bölge yaşantısını, fabrikaları ve devasa gıda depolarınıda görebiliyormuş. Tüm bunları sonradan öğrenmek bizi üzse de gördüklerimizin büyüsü bize yetiyordu yinede.

Ayutthaya’yı gezebilmeniz için bisiklet kiralamanız mümkün. Aslında düşünmedik değil. Birçok kişi bu şekilde dolaşıyor tapınakları. Bizim size tavsiyemiz ise; bisiklet çok zevkli bir gezme şekli olsa da sıcak hava çok ciddi bir sorun ve tapınaklar çok geniş bir alana yayılmış durumda olduğunu gözardı etmemeniz. Biz kendimize güvenemedik.

Ayutthaya; 1767’de Burmalar tarafından talan edilen uçsuz bucaksız bir şehir aslında. 400 den fazla tapınağın ve 4-5 sarayın bulunduğu tam bir antik kent. Hatta pek çok mimari eserin ve Budha heykelininde altın eritmek için yerle bir edildiği söyleniyor. Tüm bunlara rağmen muhteşem bir arkeolojik bölge burası. Resmen saraylar ve tapınaklar topluluğu antik bir şehir. Talan edildikten ve yakılıp yıkıldıktan sonra restore edilenlerle bu kadar güzellikteyse “eski hali kim bilir nasıl büyüleyicidir” demeden edemiyor insan. Şehirdeki başlıca ziyaretlerimiz aşağıdaki yerlere oldu.

1-Wat Phu Khao Thong:

Ayutthaya’nın kuzeybatısında kalan Wat Phu Khao Thong, piramiti andıran bir şekilde yükseliyor (sümerlerin zigguratlarına çok benzer bir hali var) ve diğerlerinden daha açık renk adeta beyaz mermerimsi bir renkte. Tapınağın ismi Altın Dağ anlamına geliyormuş. 1569 yılında yaptırılmış günümüzde ise eski bir mabet gibi görülüyor. Burayı yaptırmaya başlayan kişi şehri ele geçiren bir Burma kralı aslında. Yapımı yıllarca sürüyor fakat daha sonra şehir tekrar kurtarılıyor ve bu sefer mimariye Thai stili yeniden devam ediliyor. Yani eserde iki kültürün mimari üslubu var. Alt taraf Burma üst taraf Thai stiliymiş. Bir nevi alt taraf yenilgiyi üst taraf yeniden zaferi simgeler nitelikteymiş.

2-Wat Ratchaburana-Wat Phra Mahathat:

Khamer kültürünü çok iyi yansıtan bir mimari örneği. Rivayete göre kentin iki büyük kişisinin ölüleri burada yakılmış. Onların anısına inşa edilmiş. Bu iki kardeşte bir zamanlar kraliyet için ölümüne savaşan insanlarmış.

3-Wat Phanan Choeng:

Şehirde hala halk tarafından ziyaret edilen bir tapınak. Şehrin iki önemli nehrinin birleşme noktasında bulunuyor. İçinde bir budha heykeli var. Ancak biz buranın içine kıyafetlerimiz uygun olmadığı için giremedik o yüzden dışarda çektiğimiz fotoları paylaşacağız.

4- Wat Chai Wattaranam:

Nehir kenarında kurulan bu tapınaklar diğerlerinden daha sakin daha huzurlu bir atmosferdeydi. Ah bir de rica ettiğimiz arkadaş fotolarımız tam çekebileydi ne iyi olurdu. Burada biz zamanların krallarının ölüeri yakılırmış. Sık sık keşişler ziyarete geliyor buralara. Hatta bizim flamalardan biriyle foto çekildi bir keşiş:)

5-Wat Yai Chai Mongkol:

Tayland’ın en büyük heykeli Wat Lokaya Sutha’da yer alıyor. Yaklaşık 42 metre uzunluğunda ama rehberin söylediği şey buradaki Budha heykelinin ölü kabul edilmesi.  Bangkok’taki ise uyuyormuş. Bu durum ikisinin yerini ayrı kılıyormuş. Heykelin üstü büyük bir turuncu örtüyle örtülmüş. Her yıl binlerce ziyaretçi geliyor.