seyahatlerolsun

SEYAHATLEROLSUN

Selamlar dostlar… Kendimizi sizlere tanıtabilmek için ”biz kimiz” yazısı yayınlamak istedik. Seyahatlerolsun evli bir çiftin seyahat tutkusudur. Peki kimdir bu tutkunun sahipleri;

Mehmet (memo):

1980 İskenderun doğumlu. Sade, düz devlet memurudur. Orta doğu ve Balkanların en diş hekimidir. Müzikle ilgilidir ve keyfi yerinde olduğunda bateri çalar. Deniz aşığıdır, tüplü dalış favorilerindendir. Sinirlenince susar. Yön duygusu sıfırın altındadır. İngilizce özürlüdür, kurtarsa kurtarsa kendini kurtarabilir. Uyumaya ve gezmeye ve gezdikten sonra uyumaya bayılır. Peynir hastasıdır. Tam bir seyahatsever. Doğayı sever,yeşili korur.  Fotografçıdır. Blogun sayısal ve teknik kafasıdır. Evli ve mutlu. Çünkü eşiyle geziyor.

Peki Sero&Memo nun Serap’ı kimdir?

1982 İskenderun doğumlu. İlk, orta ve lise öğrenimini memleketinde tamamladı…Hep ressam yada sanatçı olmak ve Dünya’yı gezmek istedi. Küçükken ve büyüdüğünde de resimli takvim yapraklarına bakıp “bir gün buralara gideceğim” diye kendinden büyük laflar da etti. Hiç öğretmenlik planı yapmadı ama kendisini 1998 yılında Gazi Üniversitesi’nde öğretmenlik okurken buldu.. Şimdi ise öğrencileriyle çok mutlu; çünkü onlara seyahat ruhu aşılıyor. Tam bir seyahat sever, sanatı, doğayı, çocukları, hayvanları, resim çizmeyi, dans etmeyi, ağaçları ve hayatı çok seviyor… O bir meyve canavarı. Üç öğün yiyebilir.. Blogun sözel kafası.. Yeni yerler görmek için içinde hep kelebekler uçuşur, her daim seyahat heyecanından ölür… Üniversitedeyken Antalya Olympos’a gitti ve bir tatilden ne beklediğini daha iyi anladı.. Gezi kitapları, köşe yazıları, ve harika gezi filmleri izledikten sonra “Dünya’yı dolaşacağım”a tam kesin karar vermişken “Dolaşacağım ama; yalnız dolaşacağım galiba” diye karar kara düşünmeye başlamıştı ki hayat arkadaşıyla tanıştı… Şimdi evli ve mutlu… Çünkü eşiyle geziyor…

  AMACIMIZ:

Biz Serap ve Mehmet olarak; gezmeyi çok ama çok seven bir çiftiz. Hatta en büyük öğretmenimiz “seyahat” gibi okkalı kendimizden büyük bir laf bile edebiliriz. O derece yani.

İşte bunu fark ettiğimizden beri bulduğumuz her fırsatta seyahat ederiz. Yurt içi- Yurt dışı her seyahatimiz sonrası en çok söylenen cümleler ise..”PARA… , NE KADARA MAL OLDU?… BİZ DE ÇOK İSTİYORUZ AMA…. gibi “istenç içeren ama umutsuzluk ve gerekçe barındıran cümleler ” şeklinde.

İşte biz de bunları ve bunun gibi istenç içeren ama sonu serzenişe varan cümleleri duya duya, seyahat etmek isteyen ama çeşitli haklı ya da haksız gerekçelerle edemeyenlere birazcık yol göstermek, işlerin aslında o kadar da zor olmadığını kanıtlamak ve belkide birazcık ilham almalarını sağlamak amacıyla nihayet blogumuzu açtık… Haa tabi karı koca hayran olduğumuz, çokça takdir ve birazcıkta kıskançlıkla takip ettiğimiz bir “ROTASIZ SEYYAH” olamayız maalesef; ancak biz;  bizim gibi düzenli mesai saatleriyle çalışan ve kısıtlı tatil zamanları bulunan insanların da gayet iyi seyahat edebildiğini gösterebilmek istiyoruz.

     PEKİ SİZ BU BLOGU İNCELERKEN HANGİ KONULARDA BİLGİ BULACAKSINIZ:

Nerede kalınmalı-Nerede kalınmamalı-Ne kadar uyguna kalınır- Pahalı mı ucuz mu-Nereye nasıl ulaşırım-Ne yaparsam işim kolaylaşır – Turistik yerlerin özelliği – Değer mi değmez mi – Havalimanları – Oteller – Taksiler- Booking – Ne yenmeli – Alışveriş – Yol müzikleri – Yolda kullanılacak Android uygulamalar -Pasaport vize işlemleri……ve daha fazlası…

 

  “BEN DE DİL BİLSEM…”, “BENDE DE O KADAR PARA OLSA…”  “ASLINDA BEN DE GEZERİM DE..”

Öncelikle efendim bizim çok paramız yok.. Hatta evlendiğimizden beri hatırı sayılır miktarda borç ödedik ve hala borçluyuz banka ve kredilere, ama gezmek önceliğimiz olunca; işte bir şeylerin sırası değişiyor hayatımızda. İnanın o kadar para gerekmiyor. Hepsini anlatacağız.

Efendim ikincisi; bizim gibi gezmek için öyle çok iyi derecede yabancı dile filan ihtiyacınız yok… Nitekim biz de dil konusunda çok iyi değiliz. Haaa zorluyor mu?.. Evet elbette.. Ama gitmeden önce gideceğin yere iyi ders çalışırsan o kadar da mesele değil…

Üçüncüsü ve en geçerli bulduğumuz neden ise “HAYAT ÇOK KISA BE…”Ah çok istiyorum da ah şundan dolayı, ah bundan dolayı, ah sorumluluklarım”derken…..” kuş olup uçmak istedikçe ağaç olup kök salarsınız“..Bizden demesi..Yok “ağaç olmakta pek bir güzel” derseniz en büyük saygılar bizden size efendim…

-Hah şimdi gelelim seyahat için bizce olmazsa olmaza–>

1) Oraları anlatan belgeseller yada filmleri izlemeden,

2)Gideceğiniz yeri ve tarihini anlatan kitapları okumadan ,

3)Gündelik hayatına dair güncel bilgiler edinmeden “sakın ama sakın” tursuz yolculuklara çıkmayın…

Orayı içselleştirmeniz, hissetmeniz, gözlemlemeniz ve hatta özümsemeniz çok daha çabuk ve güzel oluyor, aidiyet hissetmeniz de bir o kadar hızlı veee ayrıca kavrayışınız da yüksek oluyor ki, işte o zaman yolculuğunuz tadından yenmiyor…

Gittiğimiz tüm ülkelerde bir “seyahatlerolsun” ağacı dikiyoruz. Üzerine ismimizin künyesini takıyoruz. Şu ana kadar 15e yakın ağacımız oldu. Peki bundan sonra siz de bu projeye ortak olup dünyada bir yerlerde “benim de bir ağacım olsun” diyorsanız bizimle bağlantıya geçmeyi unutmayınız…

Veee son olarak…..

Ne demiş Jack Kerouac amca….”Mühim olan bir yere varmak değil,yolda olmaktır”…

Hadi dostlar hayat kısa, acele edin… yola çıkın….Hepinize şimdiden seyahatlerolsun 🙂 SERO&MEMO…